Türk Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2012 Pazartesi

10. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi Ortalama Yükseltme ve Sorumluluk Sınavı Soruları

A
Kutadgu Bilig’den
Tavrın doğru ve hareketin temiz olsun.
Yoldaşın akıl ve danışmanın bilgi olsun
Sen her zaman doğrulukla hükmet
Beylik kanun ile ayakta kalır


1 – Yukarıdaki beyitlerde devletin hangi nitelikleri üzerinde durulduğunu belirterek, ikinci beyitte verilmek istenen mesajı yazınız ? ( 10 Puan. )


2 – Kutadgu Bilig’in niçin “alegorik” bir eser olduğunu belirterek türünü ve nazım şekliniyazınız? (10 puan. )

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ ORTALAMA YÜKSELTME VE SORUMLULUK SINAVI SORULARI


2011-2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ………………………………..LİSESİ 11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ ORTALAMA YÜKSELTME VE SORUMLULUK SINAVI SORULARI

                                               SORULAR
1. Tanzimat edebiyatının başlangıcı sayılan olay hangisidir? Yazınız.

2. İlk edebi romanımız aşağıdakilerden hangisidir?
A) İntibah    B) Araba Sevdası     C) Mai ve Siyah     D) Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat     E) Cezmi

3. Fecr-i Ati edebiyatının en önemli ismi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Namık Kemal    B) Tevfik Fikret     C) Ahmet Haşim    D) Cenab Şahabettin    E) Şinasi

4. Servet-i Fünun edebiyatının şiirdeki en önemli temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Namık Kemal    B) Tevfik Fikret     C) Ahmet Haşim    D) Cenab Şahabettin    E) Şinasi

5. Milli Edebiyat döneminin sanatçıları düşüncelerini hangi dergide yazmışlardır?
A) Servet-i Fünun      B) Diyojen     C) Ağaç      D) Genç Kalemler      E) Mavi

6. Aşağıda verilen eserlerin edebiyatımızdaki önemini belirtiniz.
İntibah:          Letaif-i Rivayat:         Vatan yahut Silistre:   Mukaddime:        Telemak:

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Tanzimat Edebiyatı Test

1. Bu dönemde divan edebiyatı etkisini kaybetmeye başlamış, onun yerine Batı'dan alınan yeni bir edebiyat anlayışı getirilmeye çalışılmıştır. Batı'dan yeni tür ve konular alınmış, bunların ilk örnekleri verilmiştir.
Bu parçada sözü edilen edebi dönem aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tanzimat Edebiyatı
B) Servet-i Fünun Edebiyatı
C) Milli Edebiyat
D) Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı
E) Fecr-i Ati Edebiyatı

1 Mayıs 2012 Salı

Milli Edebiyat Test Soruları

1. İlk şiiri "Cenge Giderken" büyük bir ilgi toplamış ve bu şiirle Milli Edebiyat'ın öncüsü sayılmıştır. Şiirlerinde sade bir dil ve hece ölçüsü kullanmıştır. Konularını toplum dertlerinden, sosyal ve epik hayat sahnelerinden almış; uyarıcı, öğretici şiirler yazmıştır. Hece sayısı çok olan ölçüler kullanmış, söyleyişte nesre yaklaşmıştır. Türkçe Şiirler adı altında topladığı eserinde, Türk Sazı, Ey Türk Uyan şiirleriyle tanınır.
Yukarıda tanıtılan şair, aşağıdakilerin hangisidir?
A) Faruk Nafiz Çamlıbel
B) Ziya Gökalp
C) Hamdullah Suphi Tanrıöver
D) Yusuf Ziya Ortaç
E) Mehmet Emin Yurdakul

2. —- ile —-, dünya edebiyatında "Maupassant tarzı" ve "Çehov tarzı" olarak bilinen öykü anlayışlarının edebiyatımızdaki ilk temsilcileri sayılmıştır.
Bu parçanın başında boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) R. Halit Karay, Haldun Taner
B) Ömer Seyfettin, M. Şevket Esendal
C) S. Faik Abasıyanık, Orhan Kemal
D) M. Şevket Esendal, S. Faik Abasıyanık
E) Ömer Seyfettin, A. Hamdi Tanpınar

7 Şubat 2011 Pazartesi

17. Yüzyıl Türk Edebiyatı Genel Özellikleri ve Sanatçıları


Osmanlı İmparatorluğu'nun gerileme sürecine girdiği, siyasi ve sosyal bakımdan türlü sorunların yaşandığı 17. yüzyıl bilim, sanat ve edebiyatta çok verimli bir dönemdir. Edebiyatımız da bu yüzyılda hem nazım, hem de nesirde olgunlaşma dönemine girmiştir.
Kaside üstadı Nef'î birçok kaside şairini gölgede bırakmıştır. Gazelde ise Şeyhülislam Yahya, Neşâti, Nâili, Nâbi gibi üstatlar yetişmiştir. Düz yazı alanında ise Evliya Çelebi, Naima, Kâtip Çelebi, Peçevi, Koçi Bey, Nergisî, Veysî gibi ünlü yazarlar vardır. Divan edebiyatında görülen hikemî tarz, Nâbî'nin öncülüğünde bu yüzyılda başlamıştır. Yine bu yüzyılda Sebk-i Hindî (Hint üslubu) denilen yeni bir anlatım tarzı geliştirilir.

16. Yüzyıl Türk Edebiyatı


16.yüzyıl Divan edebiyatının, özellikle şiir alanında en parlak çağıdır. Her alanda pek çok değerlerin yetiştiği bu dönem Divan edebiyatının "altın çağı" dır. 16. yüzyıl ayrıca Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi ve sosyal bakımdan en parlak çağını yaşadığı dönemdir.
13. ve 14. yüzyıllar boyu kuruluş aşamasında olan Türk Divan şiiri 15. yüzyılda bu kuruluşu tamamlamıştır. 16. yüzyıla gelindiğinde Arap ve Fars nazireciliği/ taklitçiliği Baki, Fuzuli gibi şairlerin öncülüğünde sona ermiş; Türk Divan edebiyatı kendi içinde özgünlüğüne kavuşmuştur.Türk edebiyatı, Anadolu dışında da gelişimini sürdürmüş, bu yüzyılda Azeri Türkçesine Fuzuli, Çağatay Türkçesinde de Babür Şah önem kazanmıştır. Önceki yıllarda Türkçeye girmekte olan Arapça ve Farsça sözcüklerin sayısı bu dönemde iyice artmış; böylece, Türkçe-Arapça-Farsça karışımı üçüzlü bir yapı gösteren Osmanlı Türkçesi oluşmuştur. Osmanlı Türkçesi'nin her türlü duygu ve hayal inceliğini anlatmaya elverişli bir şiir dili olarak görülmesi, şairlerin gittikçe Türkçeden uzaklaşmalarına yol açmıştır. Bu durumdan kaygılanan bazı şairler, salt Türkçe şiirler yazmaya yönelmişlerdir. 15. Yüzyılda Aydınlı Visâlî'nin başlattığı çabalar, bu yüzyılda Tatavlalı Mahremi ve Edirneli Nazmi ile Türkî-i Basît (Sade Türkçecilik ) akımına dönüşmüştür. Ancak, bu şairlerin güçsüz sanat-çılar olması nedeniyle Sade Türkçecilik büyük şairlerce kabul görmemiştir.16. yüzyıl, edebiyatımızda "şehrengiz" yazıcılığının gelişme dönemidir. Türk edebiyatını ilk şehrengizi, 15. yüzyıl şairi Mesîhî'nin "Edirne Şehrengizi" dir. Divan edebiyatının ilk şehrengizleri olan Zatî'nin Edirne Şehrengizi ile Lâmiî'nin Bursa Şehrengizi bu dönemin ürünüdür.

15. Yüzyıl Türk Edebiyatı


15. yüzyıl, Tük edebiyatının çeşitli alanlarda çok önemli gelişmeler gösterdiği bir dönemdir. Divan edebiyatı, bu dönemde Şeyhi, Ahmet Paşa, Necati gibi büyük şairlerle Anadolu'da kuruluşu-nu tamamlamıştır. Orta Asya'da gelişen Klâsik Çağatay edebiyatı ise eşsiz şair Ali Şir Nevâî ile en yüksek aşamasına varmıştır. Bir başka gelişme ise, bu yüzyılın ortalarında "Dede Korkut Hikâyeleri"nin yazıya geçirilmesidir. 13. ve 14. yüzyıllarda başlayan İran edebi-yatının ünlü şairlerinin ( Nizâmi, Selman, Sadi, Hafız, F. Attar, Senâi. ) Türk şairleri üzerindeki etkisi bu yüzyılda da devam etmiştir.

30 Ocak 2011 Pazar

GEÇİŞ DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI

Türkler onuncu yüzyıldan itibaren kitleler halinde İslamiyet'i kabul etmeye başlamışlardır. İslam kültürünün etkisiyle yavaşa yavaş yeni bir edebiyat ortaya çıkmıştır. Kendine özgü nitelikleri ve kurallarıyla "Divan Edebiyatı" adını verdiğimiz dönemin oluşumu 13.. yüzyıla kadar gelir. Daha sonra bu edebiyat anlayışı 19.yüzyıla kadar etkin bir şekilde varlığını sürdürür.
Diğer yandan, İslamiyet'ten önceki "Sözlü Edebiyat Dönemi", İslam kültürünün etkisiyle içeriğinde küçük değişimlere uğrayarak "Halk Edebiyatı" adıyla gelişimini sürdürür. Yani, bir anlamda "Halk Edebiyatı" dediğimiz edebiyat, İslamiyet'ten önceki edebiyatımızın İslam uygarlığı altındaki yeni biçimlenişidir. Oysa "Divan Edebiyatı" tamamen dinin etkisiyle şekillenmiş bir edebiyattır.
Türklerin Müslüman olduğunu kabul ettiğimiz 10.yüzyılla, Divan edebiyatının başlangıcı olarak kabul edilen 13. yüzyıl arasında İslamiyet'in etkisi altında verilmiş olan, bir anlamda geçiş dönemi ürünlerimiz sayılan eserler yer almaktadır.
İLK İSLAMİ ÜRÜNLER

KUTADGU BİLİG:

Kutadgu Bilig, Türk dilinin en temel eserlerinden ve Türk dili araştırmalarının en mühim kaynaklarındandır. İslâmî Türk edebiyatının adı bilinen ilk şair ve düşünürü Balasagun'lu Yusuf Has Hacib tarafından kaleme alınmıştır.
Eserini Balasagun'da yazmaya başlayan Yusuf, 1068 yılında memleketinden ayrılarak Doğu Karahanlı Devleti'nin merkezi olan Kaşgar'a gitmiş ve eserini 18 ay sonra, 1069 (Hicrî 462) yılında burada tamamlamıştır. Kitabını bitirince bunu, Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han'a sunmuş, Han da eseri çok beğendiği için Yusuf'u, takdiren "Hâs Hâcib (Ulug Hâcib)" tayin etmiştir.
Kutadgu Bilig'deki kahramanların temsil ettikleri değerler:

Divan, Divançe, Divan Edebiyatı/ Prof Dr. İskender PALA

divan (divân) a.i.
Topluluk, meclis, kurul. Ortak İslam kültürüyle iç içe olan doğu dillerinde çeşitli anlamlarda kullanılır.
Muhtelif kelimelerle deyimler, tamlamalar ve terimler kurarak eski Osmanlı kültüründe sağlam bir yer edinmiş olan divân kelimesi bugün bazı anlamlarıyla kullanımdan düşmüştür.
Hukukta lüzumu hâlinde, devlet teşkilatındaki yargılama kurullarının üstünde hak ve yetkillerle kurulan özel mahkeme (msl. Adalet divânı). Bazan normal mahkemelerle (msl. divân-ı âlî) divân denildiği olur. Mahkemedeki yargı ve adalet anlamından istifade ile divân-ı ilâhî (kıyamet gününde Allah huzurunda görülecek olan mahkeme) tamlaması da dinî bir terim olarak karşımıza çıkar. Mâliyede Pehlevî dilindeki ,"devân (hesap tutma fiili ve hesap defteri"ın aynı anlamıyla Arapçadaki ve oradan naklen Türkçedeki kullanım şeklidir. Kuyudat defteri olarak bilinir.

DİVAN EDEBİYATI (SARAY EDEBİYATI,KLASİK EDEBİYAT)

Divan edebiyatı, Türklerin İslâm dinini benimsemesinden sonra ortaya çıkan yazılı edebiyattır. Arap ve Fars edebiyatının etkisi altında gelişmiştir. Bu etki, Arapça ve Farsça sözcüklerin Türkçe'ye girmesinin yanı sıra, bu dillerin anlatım biçimlerinin benimsenmesiyle de kendini gösterir. Bu edebiyata Divan edebiyatı denmesinin nedeni, şâirlerin şiirlerini divan denen el yazması kitaplarda toplamış olmalarıdır.
İslâm dininin benimsenmesinden sonra,Kuran'ın Arapça olmasından dolayı pek çok toplumun kültür dili değişime uğradı. İranlılar 9. yüzyılda edebiyat ürünlerini, Yeni Farsça diye adlandırılan bir dille vermeye başladılar. İran edebiyatının bu ürünlerinden Türk edebiyatı büyük ölçüde etkilenmiştir. Öte yandan Anadolu'da kurulan Türk devletleri, resmi yazışma dili olarak Arapça ve Farsça'yı kullandılar. Bu durum edebiyat dilinin değişmesine de yol açtı. Özellikle saray çevresindeki şairler ve yazarlar, yapıtlarını Arapça ve Farsça yazmaya başladılar. Osmanlı Devleti döneminde Arapça ve Farsça'nın yoğun etkisinde kalmış olan Osmanlıca dili divan edebiyatında kullanılan ana dildir.

13. ve 14. Yüzyıl Türk Edebiyatı Genel Özellikleri ve Sanatçıları

Göktürk, Uygur, Karahanlı yazı dilleri Eski Türkçe içinde yer alır. Bunların örneklerini İslamiyet'ten Önceki Türk Edebiyatında ve Geçiş Dönemi diye adlandırdığımız 11. ve 12. Yüzyıl Türk edebiyatında görmüştük. Türk yazı dili 13. yüzyılda biri Batı Türkçesi, diğeri Kuzey-Doğu Türkçesi olmak üzere ikiye ayrıldı. Batı Türkçesi içinde zamanla Anadolu Türkçesi, Azeri Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Gagavuz Türkçesi gibi yazı dilleri meydana geldi.Batı Türkçesinin temelini Eski Anadolu Türkçesi oluşturur. 13. ve 14. yüzyıllar bu yazı dilinin oluşup gelişme dönemidir. Bu dönemde, bu yazı dili ile ortaya konan ve anonim birer özellik gösteren Battalnâmeler, Dânişmendnâmeler, Saltuknâmeler ve Dede Korkut Hikâyeleri önem arz eder.