Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2012 Salı

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Test

I. Yarın Diye Bir Şey Yoktur
II. Türk Mavisi
III. Siyah Kehribar
IV. Damga
V. Cem Sultan
1. Yukarıdaki eserlerden hangi ikisi Tarık Buğra'nın eserlerindendir?
A) I. – III.   B) I. – IV.   C) II. – III.   D) II. – IV.   E) IV. – V.

Sonsuzluk Kervanı
Düşten Güzel
Ağrı
Havaya Çizilen Dünya
2. Aşağıdaki sanatçılardan hangisinin yukarıda eseri yoktur?
A) Ahmet Muhip Dıranas
B) Fazıl Hüsnü Dağlarca
C) Ahmet Kutsi Tecer
D) Cahit Sıtkı Tarancı
E) Necip Fazıl Kısakürek

10 Mayıs 2012 Perşembe

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Test soruları

1. Aşağıdakilerin hangisinde verilen roman, karşısındaki yazara ait değildir?
A) Akşam Güneşi – R. Nuri Güntekin
B) Üç İstanbul – Mithat Cemal Kuntay
C) Ayaşlı ve Kiracıları – M. Şevket Esendal
D) Medar-ı Maişet Motoru – S. Faik Abasıyanık
E) Yeşil Gece – Y. Kadri Karaosmanoğlu

2. Aşağıdaki yapıtların hangisi ötekilerden farklı türdedir?
A) Bizim Akdeniz
B) Yolcu Defteri
C) Kendi Gökkubbemiz
D) Denizaşırı
E) Avrupa Mektupları    

5 Mayıs 2012 Cumartesi

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TEST SORULARI

1. ………………………..… Döneminde yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış, hece ölçüsü kullanılmış, köy ve köy sorunları dile getirilmiştir. Ayrıca Kurtuluş Savaşı öncesi durum, savaş yılları, savaşa katılanların durumu da birçok esere konu olmuştur. Birçok edebi topluluğun oluştuğu bir dönemdir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Tanzimat
B) Cumhuriyet
C) Servet-i Fünun
D) Divan edebiyatı
E) Milli edebiyat

2. Beş Hececiler’e tepki olarak ortaya çıkan bu topluluk Beş Hececiler’in şiirlerini sığ olmakla eleştirmiştir. İlkelerini “samimilik, canlılık ve devamlı yenilik” olarak açıkladılar. Fakat bu topluluk hedeflerinin hiçbirini gerçekleştiremeden kısa sürede dağıldı. Ziya Osman Saba bu topluluğun en tanınmış şairi olarak bilinmektedir.
Yukarıda hakkında bilgi verilen topluluk aşağıdakilerden hangisidir?
A)            Garipçiler
B)             II. Yeniciler
C)             Yedi Meşaleciler
D)            Maviciler
E)             Hisarcılar

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Test Soruları

1. Derinlik yalınlıktadır. Yamuk gerçekle, doğru ile yüz yüze getirir okuyanı. Anlamca kapalı şiirlerde derinlik yoktur, yüzeysellik vardır. Ancak zekâdan yoksun olanlar, yakıştırma anlamlarla derin bulurlar bu yazıları.
Bu sözleri söyleyen kişi, Cumhuriyet dönemindeki hangi akımı destekler ve hangi akıma karşı çıkar?
A) Mavi – Hisar
B) I. Yeni – II. Yeni
C) I. Yeni – Yedi Meşale
D) Yedi Meşale – I. Yeni
E) Mavi – II. Yeni
 
2. Ölçüye bağlanmanın yaratıcılığı engellediğini, şiirin şairanelikten arındırılması ve sıradan insanın da dünyasına açılması gerektiğini iddia etmişler ve bu anlayışla şiirler yazmışlardır. Cumhuriyet döneminin en çok yankı uyandıran şiir hareketi olan bu topluluğun şairleri, anlatımlarındaki doğallıkla dikkat çekmişlerdir.
Bu parçada sözü edilen topluluk aşağıdakilerden hangisidir?
A) Beş Hececiler
B) Garipçiler
C) Maviciler
D) Hisarcılar
E) ikinci Yeniciler
 

2 Ekim 2011 Pazar

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI ÖĞRETİCİ METİNLER


CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI ÖĞRETİCİ METİNLER
DENEME
Türk edebiyatında ilk deneme kitapları arasında Ahmet Haşim’in Bize Göre (1928), Gurebahanei Laklakan (1928); Ahmet Rasim’in pek çok yazısı; Mahmut Sadık’ın Takvimden Yapraklar (1912); Refik Halit Karay’ın Bir Avuç Saçma (1939), Bir İçim Su (1931), İlk Adım (1941), Üç Nesil Üç Hayat (1943), Makyajlı Kadın (1943), Tanrıya Şikâyet (1944); Falih Rıfkı Atay’ın Eski Saat (1933), Niçin Kurtulmak (1953), Çile (1955), İnanç (1965), Pazar Konuşmaları (1966), Kurtuluş (1966), Bayrak (1970) gibi kitaplarını saymak mümkündür.
Türk edebiyatında deneme türü, genellikle şair, romancı ya da hikâyeci kimliği öne çıkan sanatçılar tarafından ortaya konan ürünlerden oluşmaktadır. Birinci derecedeki vasfı “denemeci” olan yazar sayısı oldukça azdır. Nurullah Ataç (1898-1957), Sabahattin Eyüboğlu (19081973), Suut Kemal Yetkin (1903-1980), Mehmet Kaplan (1915-1986), Nurettin Topçu (1909-1975), Salah Birsel (1919-1999 ), Vedat Günyol (1912 ), Enis Batur (1952 ), Cemil Meriç (1917-1987), Mehmet Salihoğlu (1922 ), Uğur Kökden (1934 ), Nermi Uygur (1925-2005 ) bunlardan birkaçıdır.
2.MAKALE
Makale Nedir ? Makale Nasıl Yazılır?
Makale, belirli bir konuda, bir görüşü, bir düşünceyi savunmak ve kanıtlamak için yazılan yazı türüne denir. Gazete dergi ve internette yayınlanır. Ayrıca herhangi gerçeği açıklığa kavuşturmak, bir konuda görüş ve tezler ortaya koymak ve bir hipotezi savunmak, desteklemek için yazılmış olan yazılara da makale denir.
Makale yazarken aşağaıdaki kriterler önemlidir:
-Anlatımda sade ve belirli bir formata uygun olursa daha iyi olur.
-Somut özellikler ön plandadır.
-Öne sürülen düşünce ve tez kanıtlamak icap eder.
-Makele yazarken belirli bir konu yoktur. Yazar her konuda yazabilir.
-Gazetee dergi ve internette yayımlanır.
Ayrıca bilimsel standartlarda makale yazmak çok önemlidir. Örneğin çok önemli bir hipotezi ispatlasanız dahi eğer bu bilimsel makale formatına uygun değilse hiç bir bilimsel yayında itibar görmez hatta yayınlanmaz. Bu sebeple akademik kariyer sahibi insanlar makalelerini belirli bir formata uygun kalarak yazmak zorundadır. Bu okuyanların işini kolaylaştırır. Akademik bilgi düzeyi ve yazılan hipotezin doğruluğu ile ilgili makale arasında bilimsel bilgi düzeyi açısından direk bir bağlantı olmasa da, bilimsel makale yazma alışkanlığınız ve formata uygunluğunuz karşı tarafın sizi değerlendirmesinde rol oynayabilir. Akademik süreçde bilimsel dünyaya sunulan bir bilgi demetinin başarısı ,anlaşılır bir düzeydeki dille ve formatına uygun bir biçimde karşı tarafın yargı gücüne sunulmuş olma özellikleri ile doğru orantılıdır.


İsmail Habip Sevük 
(1892-1954) Türk yazar ve edebiyat tarihçisidir.
Türk yazarı. Edremitte doğmuştur. Hukuk fakültesini bitirdikten sonra Kastamonu, İzmir ve Ankara'da edebiyat öğretmenliği, Edirne'de milli eğitim müdürlüğü yaptı. 1926-27 Antalya Maarif Eminliği, 1927-1931 Adana Maarif Eminliği görevlerinde bulundu. Maarif eminliklerinin kaldırılmasından sonra Galatasaray Lisesine atandı (1931-1943). Sinop'tan 1943'de milletvekili seçildi. Balıkesirde İzmir'e Doğru gazetesinde yazdı.Açıksöz gazetesi başyazarıydı. 1928'de önce Maarif, yeni harflerin kabulünden sonra Memleket dergisini çıkardı. 1934-1954 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde yazdı.
Kişisel gözleme dayalı, renkli, kıvrak bir anlatımı; bilgiden, fikirden kuvvet alan edebi sanatlarla yüklü bir üslubu vardır.
Eserleri
·         Türk Teceddüt Edebiyatı Tarihi, 1925.
·         Edebi Yeniliğimiz, 1931-32. (Türk Teceddüd Edebiyatı Tarihi'nin geliştirilmiş baskısıdır)
·         Tanzimattan Beri, 1940.
·         Tuna'dan Batı'ya, 1935-44.
·         O Zamanlar, 1936.
·         Atatürk İçin, 1939.
·         Avrupa Edebiyatı ve Biz, 1940-41.
·         Edebiyat Bilgileri, 1942.
·         Yurttan Yazılar, 1943.
·         Türk Güreşi, 1946
·         Mevlana, 1954.
·         Yunus Emre, 1954.

GEZİ
Gezi türü için daha önceleri Arapça kökenli "seyâhat", "cevelân" gibi terimler kullanılıyordu. Gezi notlarının kaleme alındığı eserlere ise "seyâhatnâme" deniyordu. Modern zamanlarda ise Türkçe bir kelime olan "gezi" terimi tercih edildi. Gezi yazarı gezip gördüğü yerlerin hem kendisi hem de okuyucular için tarihî ve coğrafî açıdan ilgi çeken yönlerini, özelliklerini, kültürel, jeolojik, güzelliklerini, halkının gelenek, görenek, törelerini yazar. Dünya edebiyatının en önemli gezi yazıları arasında 13. yüzyılda Marko Polo'nun Uzak Doğu izlenimlerini içeren Seyahatnamesi ve 14. yüzyılda yaşamış Arap gezgin İbn-i Batuta'nın İslâm dünyası gezilerini konu edinen Seyahatnamesi yer alır.
1. Yurt İçi Gezi Yazıları
Aşık Cemal: Amasya Seyahatnamesi (1926).
Afet İnan: Ankara-Samsun Arasında Tarih Gezisi (1946).
Nahit Sırrı Örik: Anadolu(1939), Bir Edirne Seyahatnamesi (1941), Kayseri, Kırşehir, Kastamonu (1955).
İsmail Habib Sevük: Yurttan Yazılar (1943).
Sadri Ertem: Kıyılardan Stepe Bir Vagon Penceresinden (1943).
Ahmet Hamdi Tanpınar: Beş Şehir (1960).
Ahmet Turan Alkan: Altıncı Şehir (1992).
Yusuf Kenan Ekşioğlu: Türkiye'de Otobüsle 10.000 Kilometre (1961).
Reşat Nuri Güntekin: Anadolu Notları I, II (1936,1966).
Azra Erhat: Mavi Anadolu (1969).
Mahmut Makal: Bizim Köy (1975).
Ata Anbarcıoğlu: Gezi Anıları(II. Bölüm, tarihsiz).
Mehmet Önder: Atatürk'ün Yurt Gezileri (1975).
Taha Toros: Atatürk'ün Adana Seyahatleri (1981)...
2. Yurt Dışı Gezi Yazıları
Osmanlı Devleti, 17. yüzyıldan itibaren değişik Avrupa devletlerine elçi göndermeye başlamıştır. Bunlar ülkeye dönüşlerinde resmî raporlar halinde yazdıkları sefaretnamelerde bulundukları ülke hakkında ayrıntılı bilgiler vermişlerdir. Bunları gezi yazısı olarak da değerlendirebiliriz. Bunlardan Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin Fransa Sefaretnamesi (1720-1721) en ünlü olanıdır.
Günümüzde,
Rauf Kemal: 1924 Senesi Avrupa Tetebbu Heyeti Raporları (1925).
Yusuf Ziya Ortaç: Göz Ucuyla Avrupa (1958).
Tahir Kutsi Makal: Köylü Gözüyle Avrupa (1965).
Sıtkı Yırcalı: Batıya Kalkan Tren(1965).
Ümit Yaşar Oğuzcan: Avrupa GörmüşAdam(1967).
A. Süheyl Ünver: Avrupa İzlenimleri (1969).
Selahattin Batu: Avusturya ve Venedik Günleri (1970).
İsmail Habib Sevük: Tuna'dan Batıya (1935).
Yaşar Nabi Nayır: Balkanlar ve Türklük (1936).
Falih Rıfkı Atay: Tuna Kıyıları(1938), Taymis Kıyıları(1934)...
Yılmaz Çetiner: Şu Bizim Rumeli(1967).
Abdi İpekçi: Yarının Ülkesi Afrika(1959).
Samet Ağaoğlu: Sovyet Rusya İmparatorluğu (1967).
Ahmet Bican Ercilasun: Türk Dünyası Üzerine İncelemeler (1993).
Murat Özsoy: Turkuaz Günlüğü (1990).
Erdem Bayazıt: İpek Yolundan Afganistan'a (1985).
Füruzan: Yeni Konuklar (1977).
Demir Özlü: Berlin Güncesi 1989 İlkbaharı(1991).
Haldun Taner: Berlin Mektupları(1984).
Şevket Rado: Amerikan Masalı(1950).
Bedii Faik Akın: Sam Amca'nın Evinde, Amerika SeyahatlarıNotları(1954).
İlhan Selçuk: Güzel Amerikalı (1965).Sovyetler-İran-Amerika İzlenimleri (1976).
Gülten Dayıoğlu: Amerika'ya Yolculuk (1990).
Melih Cevdet Anday: Sovyet Rusya, Azerbaycan, Özbekistan, Bulgaristan, Macaristan(1965).
Mustafa Canelli: Kâbe'ye Doğru (1995),
Cengiz Çandar: Güneşin Yedi Rengi (1987).
Mehmet Aslantuğ: "Bosna'da Gördüklerim Bosna'yı Aştı", Aktüel, 5.10.1995.
Hasan Ali Yücel: İngiltere Mektupları (1958), Kıbrıs Mektupları (1958).
Işıl Özgentürk: Büyülü Bir Yolda (1998).
Selahattin Batu: İspanya Büyüsü (1972).
Afet Ilgaz: Muhteremoğlu İtalya Mektupları (1962).
Fikret Otyam: Ne Biçim Amerika Ne Biçim Rusya (1970)...

ANI
Halit Fahri Ozansoy: Edebiyatçılarımız Geçiyor (1939),
Yahya Kemal Beyatlı: Siyasî ve Edebî Portreler (1968);
Yusuf Ziya Ortaç: Portreler (1960);
Hakkı Süha Sezgin: Edebî Portreler'i (İstanbul 1997);
Beşir Ayvazoğlu: Defterimde 40 Suret (İstanbul 1996)... gibi.

1. Siyasî ve Askerî Konulu Anılar

Tanzimat'tan sonra anı yazma geleneği devlet yönetiminde bulunmuş önemli kişiler arasında da yaygınlaştı.

1.1. Askerî Konulu Anılar

Afet İnan: Atatürk'ten Hatıralar (1950), Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler (1959);
Falih Rıfkı Atay: Atatürk'ün Bana Anlattıkları (1955), Atatürk'ün Hatıraları (1965),
Çankaya (1969);
Şevket Süreyya Aydemir: Suyu Arayan Adam (1959);
İsmet Kür: Anılarıyla Atatürk (1965);
Ali Fuat Cebesoy: Sınıf Arkadaşım Atatürk (1997);
Hilmi Yücebaş: Atatürk'ün Nükteleri Fıkraları Hatıraları (1963);
Ahmet Cevat Emre: İki Neslin Tarihi (1960);
Nadir Nadi: Perde Aralığında (1965);
Erdal Öz: Deniş Gezmiş Anlatıyor (1976);
Safa Güner: Köy Enstitüleri Hatıraları (1963);
Yakup Kadri Karaosmanoğlu: Zoraki Diplomat (1955). Politika'da 45 Yıl (1968); Samet Ağaoğlu: Strazburg Hatıraları (1933), Babamdan Hatıralar (1939), Aşina Yüzler (1965)...
Ahmet Ağaoğlu: Serbest Fırka Hatıraları(2. baskı, 1969);
Erdal İnönü: Anılar ve Düşünceler;
Rauf Denktaş: Rauf Denktaş'ın Hatıraları(4 cilt, 1996);
Emre Kongar: Ben Müsteşarken(1996);
Gülsün Bilgehan: Mevhibe İnönü'nün Anıları, Milliyet, 08.03.1998...

1.2. Hariciye ve Elçilik Anıları

Ülkemizi yurt dışında temsil eden, yurt dışı görevlerinde bulunan bazı kişiler oradaki kimi ilginç gözlem ve izlenimlerini yazıya dökmüşlerdir.
Ali Fuat Cebesoy: Moskova Hatıraları (1955);
Feridun Cemal Erkin: Dışişlerinde 34 Yıl (1980);
Zeki Kuneralp: Sadece Diplomat (1982)...

1.3. Cezaevi ve Avukat Anıları

Ülkemizde belli dönemlerde özellikle aydınlar, sanatçılar, edebiyatçılar ve politikacılar zaman zaman tutuklanmışlardır. Onlar hapishanede yaşadıklarını, yargılanmaları sırasında başlarından geçenleri, çektikleri sıkıntıları ve bu tür kişilerin davalarını üstlenen avukatlar gözlem ve izlenimlerini anı biçiminde yazmışlardır:
Necip Fazıl Kısakürek: Cinnet Mustatili(1955), YılanlıKuyudan(1970);
Bediî Faik: Hapishane Notları (1958);
Halikarnas Balıkçısı: Mavi Sürgün (1971);
Aziz Nesin: Bir Sürgünün Anıları (1971);
Nazlı Ilıcak: Allah Kurtarsın (1987);
Zeynep Oral: Bir Ses (1987);
Sevgi Soysal: Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu (1976)...

2. Edebiyat ve Sanat Konulu Anılar

Tanzimat döneminden sonra pek çok sanatçı ve yazar, özellikle olgunluk yaşlarında siyasî, sosyal, edebî, kültürel alanlardaki düşünce, gözlem ve izlenimlerini, eserleriyle ilgili açıklamaları yazmışlardır.

2.1. Edebiyat Konulu Anılar

Refik Halit Karay: İstanbul'un İç Yüzü (1920), Üç NesilÜç Hayat (1943);
Ercüment Ekrem Talu: Dünden Hatıralar (1945);
Nihat Sami Banarlı: Yahya Kemal Yaşarken(1959),
Hilmi Yücebaş: Yedi Şairden Hatıralar (1960);
Yusuf Ziya Ortaç: Portreler (1960);
Oktay Akbal: Şair Dostlarım (1964);
Zekeriya Sertel: Mavi Gözlü Dev (1968), Nazım Hikmet'in Son Yılları(1979);
Orhan Kemal: Nazım Hikmet'le Üçbuçuk Yıl (1965);
Mehmet Seyda: Edebiyat Dostları(1970), Çocukluk Yılları(1980);
Mehmet Başaran: Yasaklı (1987);
Mehmet Kemal: Acılı Kuşak (1968);
Demir Özlü: Sürgünde 10 Yıl;
Ömer Faruk Toprak: Duman ve Alev(1969);
Sabiha Sertel: Roman Gibi(1969);
Aziz Nesin: Bir Sürgünün Anıları(1971), Poliste(1967)...
Halide Nusret Zorlutuna: Bir Devrin Romanı (1978);
Meral Tolluoğlu: Babam Nurullah Ataç(1980);
Talip Apaydın: Bozkırda Günler (1952), Karanlığın Kuvveti (1967), Akan Sulara Karşı (1985);
Hikmet Erhan Bener: Bürokratlar(197879);
Muzaffer Buyrukçu: ArkadaşAnılarında Orhan Kemal(1984);
Rıfat Ilgaz: Yokuş Yukarı(1982), Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra(1986);
Hasan İzzettin Dinamo: 67 Eylül Kasırgası (1971), 2. Dünya Savaşında Edebiyat Anıları (1984);
Baki Süha Ediboğlu: Bizim Kuşak ve Ötekiler (1968);
Samim Kocagöz: Bu Da Geçti Ya Hu (1992);
Melih Cevdet Anday: Akan Zaman Duran Zaman(1984);
Ahmet Hamdi Tanpınar: "Cahit Sıtkı'ya Dair Hatıralar", Edebiyat Üzerine Makaleler (1969)...

2.2. Tiyatro ve Tiyatro Sanatçıları İle İlgili Anılar

Kimi tiyatro yazar ve sanatçıları da meslek hayatları boyunca başlarından geçen ilginç olayları kaleme almışlardır.
Hafi Kadri Alpman: Ahmet Fehim Bey'in Hatıraları (1976);
Vasfi Rıza Zobu: O Günden Bu Güne(1977), Uzun Hikâyenin Sonu(1990);
Halit Fahri Ozansoy: Şehir Tiyatrosunun 50. Yılı Darülbedayi Devrinin Eski Günlerinde (1964);
Haldun Dormen: Sürç ü Lisan Ettikse(1977);
Gülriz Sururî: Kıldan İnce Kılıçtan Keskince (1978);
Mücap Ofluoğlu: Bir Avuç Alkış (1985)...

3.3. Basın Anıları

Basın çalışanlarının, yazar ve muhabirlerinin anıları vardır:
Ahmet Rasim: Muharrir, Şair, Edip (1926, 1980);
Ahmet İhsan (Tokgöz): Matbuat Hatıralarım (19301931);
Yusuf Ziya Ortaç: Bizim Yokuş (1966);
Necip Fazıl Kısakürek: Babıali (1975);
Vedat Nedim Tör: Yıllar Böyle Geçti (1976)...

3.4. Eğitim ve Öğretmenlik Anıları

Eğitimciler ve öğretmenler, meslekleri gereği yurdun pek çok yerinde bulunarak ülke çocuklarını ve toplumu eğitme sorumluluğunu üstlenmiş kişilerdir. Dolayısıyla eğitimciler birçok sorun, kişi ve gruplarla gerektiğinde mücadele eden kişilerdir. Kimi eğitimciler önemli olaylara tanıklık etmiş olan hayatlarını kaleme almışlardır:
Hıfzırrahman Raşit Öymen: Mektepçiliğin Kâbesinde İntibaât ve Tahassüsat (1926);
Şevket Süreyya Aydemir: Toprak Uyanırsa (1963);
Fikret Madaralı: Ekmekli Dönemeç (1965);
Enver Demir: Bir Öğretmenin Defterinden 41 Yılın Hikâyesi (1968);
M. Rauf İnan: Bir Ömrün Öyküsü (1986);
Kemal Kurdaş: ODTÜ Yıllarım (1998)...
Bu sınıflamanın dışında birkaç örnek:
Abdülhak Şinasi Hisar: GeçmişZaman Köşkleri (1956), Geçmiş zaman Fıkraları (1958)...
Nahit Sırrı Örik: Eski Zaman Kadınları Arasında (1958);
Halit Fahri Ozansoy: Eski İstanbul Ramazanları (1968);
Malik Aksel: Resim Sergisinde Otuz Gün (1943);
Samiha Ayverdi: Bir Dünyadan Bir Dünyaya (1974), Hatıralarla Başbaşa (1977), Hey Gidi Günler Hey (1989);
Esin Afşar: Anılar Yanıltır mı? (1995);
Halit Kıvanç: Hadi Anlat Bakalım Anılar 1 (1998)...
FIKRA
Edebiyatımızda Fıkra yazan ilk kişi Ahmet Rasim’dir. Bunun dışında Falih Rıfkı Atay, Peyami Safa, Burhan Felek ve Çetin Altan en tanınmış fırka yazarlarıdır.
 Türk edebiyatında fıkra yazarlığı, Şinasi’nin 1860 yılında Agâh Efendi ile birlikte çı-kardıkları Tercüman-ı Ahval gazetesindeki yazılarıyla başlamıştır. O zamandan günümüze kadar fıkra yazan başlıca yazarlar şunlardır: Namık Kemal, Ahmet Rasim, Ahmet Haşim, Falih Rıfkı Atay, Burhan Felek, Peyami Safa, Refi Cevat Ulunay, Orhan Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Bedii Faik, Necip Fazıl Kısakürek, Nazlı Ilıcak, Rauf Tamer, Ahmet Kabaklı, Çetin Altan, Oktay Ekşi, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, İlhan Selçuk, Ergun Göze, Hasan Pulur, Mehmet Barlas, Fehmi Koru, Taha Akyol, Gürbüz Azak, Ahmet Taşgetiren, Cengiz Çandar, Yavuz Gökmen, Gülay Göktürk.

Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir

Türk edebiyatında “Saf Şiir” (Öz Şiir) eğilimi Ahmet Haşim’in “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” adlı makalesiyle (Türk edebiyatında ilk poetika örneği kabul edilir.) başlar.
Sanatın bir form sorunu olduğuna inanan bu şairler için önemli olan iyi ve güzel şiir yazmaktır. Bu anlayışla kendilerine özgü özel bir imge düzeni oluştururlar. Özgün ve yaratıcı olan bu imgeler, dilin mantığına uygun ve dilin anlam alanını genişletip dile yeni olanaklar sunacak bir yapıya sahiptir. Dilde saflaşma düşüncesi, kendini rahat şiir yazma şeklinde başat öğe olarak gösterir. Şiirsel söylemin zirvesine ulaşmak düşüncesiyle dilin yücelişi paralellik gösterir.
Şiirde her türlü ideolojik sapmanın dışında kalarak sadece okuyucuda estetik haz uyandıran şiir yazma eğilimi, bu şairleri her türlü mektepleşme eğiliminin dışında kalıp müstakil şahsiyetler olarak şiir yazmaya yöneltmiştir. 
Şiiri soylu bir sanat olarak kabul eden bu şairlerde düşsel (hayali) ve bireysel yön ağır basar. İçsel ve bireyci bir yaklaşımla evrensel insan tecrübesini dile getirirler. 
Saf şiir anlayışında estetik tavır ön plandadır. Bu anlayıştaki şairler didaktik bilgiden uzak durup; bir şey öğretmeyi değil, musikiyle ya da musikinin çağrıştırdığı, uyandırdığı imgelerle insanın estetik duyarlılığını doyurmayı amaç edinirler. Kısacası bu şairler şiirde anlama fazla önem vermezler. Anlaşılmak için değil; duyulmak, hissedilmek için şiir yazarlar.
Şiirde biçim endişesi duyan bu şairlerde dize ve dil baş tacıdır. Disiplinli çalışarak mükemmele varan halis şiir yazma endişesi kendini hissettirir.
Gizemsellik, simgecilik, bireysellik, ruh, ölüm, masal, rüya, mit temalarının yoğunca işlendiği bu şiirler zekâ ve bilincin disipliniyle bütünleştirilerek yazılmıştır.
Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiirin Özellikleri:
  • Milli Edebiyat Döneminin şiir hareketleri bu dönemin oluşmasında etkili olmuştur.
  • Şiir dili her şeyin üzerindedir.
  • Şiir bir biçim (form) sorunudur. Ahenk söyleyiş tarzı, ritim, kafiye ile sağlanır.
  • Amaç iyi ve güzel şiir yazabilmektir.
  • Dilde saflaşma, sadeleşme görülür.
  • Şiir, soylu bir sanat olarak kabul edilir.
  • En değerli şey dizedir.
  • Şairlerin kendilerine özgü bir imge düzenleri vardır.
  • İçsel bir yaklaşımla insan anlatılır.
  • Şiirin toplum için değil sanat için olduğunu iddia ederler ve şiirlerini sanat için yazarlar. Şiirler ideolojinin esiri olmamalıdır.
  • Güzel şiir ancak çalışarak elde edilir. Şiir emek işidir.
Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şairler ve Edebi Topluluklar
1. NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905 – 1983)
  • Şiirleri ve tiyatrolarıyla ün kazanmış usta bir yazardır.
  • “Büyük Doğu” ve “Ağaç” dergilerini çıkarmıştır.
  • Fransız sembolistlerinden ve halk şiirinden yararlanarak heceyle kendine has, başarılı şiirler yazmıştır.
  • İlk dönem şiirlerinden sonra mistik konuları, madde ve ruh ilişkisini, insanın evrendeki yerini konu edinen şiirler yazmıştır.
  • “Kaldırımlar” şiiriyle geniş bir kesim tarafından tanınmış ve sevilmiştir.
  • Şiirlerini “Çile” başlığı altında bir kitapta toplamış ve bu kitapta şiir anlayışını düzyazı olarak anlatmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, Çile
  • Oyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Sabırtaşı, Para, Nam-ı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Yunus Emre, Abdülhamit Han, Ahşap Konak, Siyah Pelerinli Adam
  • Öykü: Hikâyelerim
  • Roman: Aynadaki Yalan
  • Anı: Yılanlı Kuyudan
2. AHMET HAMDİ TANPINAR (1901 – 1962)
  • Şiir, öykü, roman, edebiyat tarihi, makale, deneme alanlarında eserler vermiştir.
  • Eserlerinde Doğu-Batı çatışması, “rüya” ve “zaman” kavramları, “geçmişe özlem”, “mimari” ve “musiki” öne çıkar.
  • “Ne içindeyim zamanın! Ne de büsbütün dışında” dizeleri onun zamanı kavrayışının özünü vermektedir.
  • “Bursa’da Zaman” şiiri geniş bir kesim tarafından sevilmiştir.
  • Ahmet Haşim’in özellikle de Yahya Kemal’in etkisinde kalmış, Sembolizmden etkilenmiştir.
  • Romanlarında psikolojik tahlillere önemle eğilen yazarın; kendine has bir üslubu vardır.
  • Yazarlığı dışında İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat profesörlüğü, milletvekilliği de yapmıştır.
  • “Beş Şehir” adlı önemli deneme kitabında Ankara, Erzurum, Bursa, Konya ve İstanbul’u anlatmıştır.
  • “Huzur” romanı, aşkı, psikolojiyi ve Doğu-Batı karşıtlığını içerir; roman kişilerinin adlarının verildiği dört bölümden oluşur: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bütün Şiirleri
  • Roman: Mahur Beste, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur, Sahnenin Dışındakiler, Aynadaki Kadın.
  • Öykü: Abdullah Efendi’nin Rüyaları, Yaz Yağmuru.
  • Deneme: Beş Şehir, Yaşadığım Gibi.
  • Makale – İnceleme: Yahya Kemal, XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Edebiyat Üzerine Makaleler.
3. AHMET MUHİP DIRANAS (1908 – 1980)
  • Şiirleriyle tanınmakla birlikte tiyatro eserleri de vardır. Fransız sembolizmiyle Türk şiir geleneğini başarıyla kaynaştırmıştır.
  • Hece ölçüsüyle biçimsel mükemmelliğe önem verdiği şiirler yazmıştır. Aşk, insanın iç dünyası gibi bireysel duyguları işlemiştir.
  • Kar, Olvido, Ağrı ve Fahriye Abla şiirleriyle sevilmiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Şiirler
  • Oyun: Gölgeler, O Böyle İstemezdi. 
4. CAHİT SITKI TARANCI (1910 – 1956)
  • Otuz Beş Yaş, Desem ki ve Gün Eksilmesin Penceremden şiirleriyle tanınır.
  • Şiirlerinin çoğunda ölüm konusunu işlemiştir.
  • Romantizm ve sembolizmden etkilenmiştir.
  • Hece ölçüsüyle yazdığı şiirleri de serbest şiirleri de vardır.
  • Şiirde biçime, kafiyeye ve ahenge önem vermiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel, Ömrümde Sükût, Sonrası
  • Mektup: Ziya’ya Mektuplar
5. ASAF HALET ÇELEBİ (1907 – 1958)
  • Hiçbir akıma girmeyen kendine has bir şairdir.
  • Gençlik yıllarında divan edebiyatından etkilendi. Gazeller ve rubailer yazdı. 1937′den sonra serbest ölçü kullanmaya ve Batı şiirinin tekniklerine yönelmeye başladı.
  • Şiirlerinde dinlerden, ideolojilerden, toplumsal olaylardan çok Anadolu-İran-Hindistan çizgisi üzerinde uzanan bir yaşamın görünümlerini sesler aracılığıyla dile getirdi.
  • Eserleri:
  • Şiir: He, Lâmelif, Om Mani Padme Hum
YEDİ MEŞALECİLER
1928 yılında ortaya çıkan bu topluluk, şiir ve yazılarını “Yedi Meşale” adlı kitapta toplamışlardır. Türkiye’de Cumhuriyet döneminde “sanat sanat içindir” deyip öz şiir anlayışını benimseyen ilk grup Yedi Meşaleciler’dir. Bunlara göre şiir hiçbir fikir ve ideolojinin hizmetinde kullanılamazdı. Gerçek şiir, sanat için yazılan, samimi ve yenilik dolu olan şiirdir.
Yedi Meşalecilerin özellikleri şunlardır:
  • Sanat, sanat için olmalıdır.
  • Edebiyatta taklitten kaçınılmalı, daima yenilik, içtenlik, canlılık aranmalıdır.
  • Batılı ilkelerle sanat yapılmalı, geleneksel temalar yerine yeni temalar bulunmalıdır.
  • Şiirde konu zenginliği sağlamak için hayalden yararlanılmalıdır.
  • Şiirde hece ölçüsünü kullanmışlardır.
  • Çarpıcı imge ve benzetmelerle zenginleştirdikleri şiirleri, ustalıkla yapılmış birer tablo değeri taşır.
  • Fransız sembolistlerin etkisinde kalmışlardır.
  • Edebiyatımızda kısa süreli bir yankı uyandıran Yedi Meşaleciler, hedeflerine gerçekleştiremeden dağılmışlardır.
Topluluğun Sanatçıları:
1. SABRİ ESAD SİYAVUŞGİL (1907 – 1968)
İlgi çeken ev içi eşya ve tasvirlerinden sonra özellikle çevirileri ve edebiyatı yakından takip eden denemeleriyle edebiyatla olan bağlantısını sürdürdü. Psikoloji profesörü olarak ilmi çalışmalara kendisini verdi Şiirlerini Odalar ve Sofalar adlı kitapta topladı.
2. YAŞAR NABİ NAYIR (1908 – 1981)
Şiirlerini Kahramanlar ve Onar Mısra adlı kitaplarda topladı ve diğer edebiyat türlerinde eserler verdi. 1933 yılında çıkarmaya başladığı Varlık dergisini ömür boyu devam ettirdi. Bu dergi Türk edebiyatının gelişmesinde, yeni kabiliyetlerin yetişmesinde ve tanıtılmasında önemli rol oynadı. Ayrıca Varlık yayınlarıyla da bir edebiyat kütüphanesi kurdu. 
3. MUAMMER LÜTFİ BAHŞİ (1903 – 1947)
Topluluğun dağılmasından sonra bütünüyle edebiyattan koptu. 
4. VASFİ MAHİR KOCATÜRK (1907 – 1961)
Şiirlerini Tunç Sesleri, Geçmiş Geceler, Bizim Türküler, Ergenekon adlı kitaplarda topladı. Asıl çalışmasını edebiyat tarihi ve incelemesine ayırdı. 
5. CEVDET KUDRET SOLOK (1907 – 1992)
Birinci Perde adlı kitabında şiirlerini topladı. Roman ve tiyatro türlerinde de eser veren Cevdet Kudret, okul kitapları ve edebiyat tarihimizle ilgili ciddi eserler yazdı.
6. ZİYA OSMAN SABA (1910 – 1957)
Grubun şiire en sadık şahsiyeti oldu. Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak adlı kitaplarında şiirlerini toplayan Ziya Osman Saba hikâyeler de yazmıştır. Özellikle ev içi şiirler yazdı ve kendisinden daha kabiliyetli bir başka şaire, Behçet Necatigil’e örnek oldu. Şair yalnızlık duygusunu ve hatıraları şiirlerinde başarıyla dile getirir. Heceyi, duraklarında değişiklik yapmadan kılınır. Serbest şiir örnekleri de vermiştir. Ziya Osman, bütün insanların mutlu olduğu ve herkesin hoşgörü içinde yaşadığı bir dünya özlemiyle yaşar. Bu yönüyle Yunus Emre ve Mevlana geleneğinin modern çağdaki sesidir.
7. KENAN HULUSİ KORAY (1906 – 1944)
İçlerindeki tek hikâye yazardır. Yaşadığı sürede beş hikâye kitabı yayınlamış, “Osmanoflar” romanı ve kısa hikâyelerinin birçoğu gazete sayfalarında kaybolup gitmiştir. Gazeteciliğinin de etkisiyle küçük hikâye tarzını benimseyen sanatçı, Cumhuriyet döneminde korku türünde örnekler veren ilk hikâyecidir. Önemli hikâyeleri: Bir Yudum Su, Osmanoflar, Bahar Hikâyeleri, Bir Otelde Yedi Kişi.

Hisarcılar

1950’lerde “Hisar” dergisi etrafında toplanan Munis Faik Ozansoy, İlhan Geçer, Mehmet Çınarlı, Gültekin Samanoğlu, Mustafa Necati Karaer, Yavuz Bülent Bakiler gibi sanatçıların oluşturduğu edebi topluluktur.
Hisarcılar’ın Özellikleri:
  • İlk sayısı 1950’de yayımlanan Hisar dergisi, iki ayrı dönemde yayın hayatını sürdürmüştür. 1950-1957 arasında yetmiş beş sayı; 1964-1980 arasında iki yüz iki sayı yayımlanmıştır.
  • Garipçilere ve İkinci Yeniciler’e tepki göstermişler ve milli duyguları manevi değerleri öne çıkaran bir edebiyattan yana olmuşlardır.
  • Ölçü, uyak gibi klâsik edebiyat öğelerini kullanarak, aşk, doğa ve vatan sevgisi gibi konuları işlemişlerdir.
  • Sanatçının hiçbir ideolojinin sözcülüğünü yapmaması ve bağımsız olması gerektiğini savunmuşlardır.
  • Şiir güzelliğini korumak koşuluyla; aruzu, heceyi, serbest şiiri kullanmayı, şiiri nesre yaklaştırmayı uygun görmüşlerdir.
1. İLHAN GEÇER (1917 – 2004)
  • Daha çok duyguya yaslanan şiirler yazmıştır.
  • Şiirleri dışında eleştirileri de vardır.
  • Uzun yıllar Hisar dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yapmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Büyüyen Eller, Belki, Yeşil Çağ, Hüzzam Beste
2. MUNİS FAİK OZANSOY (1911 – 1975)
  • Hisar dergisi çevresine girerek burada başyazılar yazmıştır.
  • Bir duygu şairi olarak, Yahya Kemal Beyatlı ve Ahmet Hamdi Tanpınar’daki şiir zevkini yakalamaya çalışmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Büyük Mabedin Eşiğinde, Hayal Ettiğim Gibi, Yakarış, Bir Daha, Zaman Saati, Yakınma, Kaybolan Dünya, Düşündüğün Gibi
3. YAVUZ BÜLENT BAKİLER (1936 – …)
  • Geleneksel şiirimizin öz ve şekil özelliklerini kendi şiir potasında eriterek kişiliğine kavuşmuştur.
  • Şiirlerinde, Anadolu’ya, Anadolu insanına eğilmiş, onların sorunlarını yapıcı bir tavırla dile getirmiştir.
  • Sade ve rahat bir dili, aydınlık bir üslubu vardır.
  • Milli ve manevi değerlere bağlı kalmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Yalnızlık, Duvak, Seninle, Harman
  • Gezi Yazısı: Üsküp’ten Kosova’ya, Türkistan Türkistan

Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir

 
Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirin özellikleri:
  • Kurtuluş Savaşı’nın etkilerinin sürdüğü dönemde ortaya çıkmış, dünyadaki milliyetçilik akımından etkilenmiştir.
  • Milliyetçi bir yapısının olması nedeniyle Türk diline büyük önem verilmiştir.
  • Yabancı dillerin dil kuralları terk edilmiştir.
  • Yabancı sözcükler yerine mümkün olduğunda Türkçe karşılıkları kullanılmıştır.
  • Hece vezni kullanılmıştır.
  • Millî konulara yer verilmiştir, millî hisler ön plândadır.
  • Sözcükler ilk anlamlarıyla kullanılır.
  • Şiirlerde halk arasından seçilmiş sıradan insanlar vardır.
  • Şairler şiirlerini, Kültür Haftası, Hisar, Çınaraltı gibi dergilerde yayımlamışlardır.
Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirin tema ve içerik bakımından Halk şiiri ve Millî edebiyat dönemi şiiriyle benzer ve farklı özelliklere göre karşılaştıracak olursak;
  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirlerde genellikle bireysel nitelikli konular işlenmiş gibi görünse de aslında şairler bireysel olarak çıktıkları yolda milli ve yerli konuları ve manzaraları işlemişlerdir.
  • Halk şiiri ve Millî edebiyat dönemi şiirleriyle Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir benzer temalar etrafında şiirler yazılmıştır.
  • Şiirlerde hece ölçüsü ve ahenk unsurları başarıyla kullanılmıştır.
  • Şiirlerde hemen hemen aynı edebî sanatlar kullanılmıştır.
  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairler birer dergi etrafında kümelenmişlerdir.
  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairler, batı edebiyatçılarından diğerlerine göre daha fazla etkilenmişlerdir.
Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şairler ve Edebi Topluluklar
1. AHMET KUTSİ TECER (1901 – 1967)
  • “Neredesin?” şiiriyle tanınmış ve sevilmiştir.
  • Şair ve oyun yazarıdır.
  • Halk şiiri geleneğine bağlı bir şairidir; Âşık Veysel’i edebiyat dünyamıza o tanıtmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Şiirler
  • Oyunları: Koçyiğit Köroğlu, Köşebaşı.
2. ARİF NİHAT ASYA (1904 – 1975)
  • “Bayrak Şairi” olarak bilinir.
  • Hece ve aruzu kullandığı şiirlerin yanı sıra serbest şiirler de yazmıştır.
  • Dini ve millî duyguları, kahramanlıkları sade bir dille şiirleştirmiştir.
  • Rubai türünün son ustalarındandır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, Kıbrıs Rubaileri, Köprü.
  • Mensur Şiir: Yastığımın Rüyası, Ayetler.
  • Düzyazı: Kanatlar ve Gagalar, Terazi Kendini Tartmaz.
3. KEMALETTİN KAMU (1901 – 1948)
  • Vatan sevgisini, aşk, gurbet ve doğa sevgisini işlediği şiirleriyle tanınır.
  • “Bingöl Çobanları” adlı pastoral şiiri oldukça ünlüdür.
  • Eserleri:
  • Şiir: Gurbet, Bingöl Çobanları
4. ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI (1904 – 1946)
  • Hece ölçüsüyle şiirler yazmıştır.
  • Anadolu’yu, tarihi, deniz güzelliklerini işlemiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Deniz Sarhoşları, Yayla Dumanı, Sarıkız Mermerleri
5. ORHAN ŞAİK GÖKYAY (1902 – 1994)
  • Önceleri âşık tarzına uygun, çoğunlukla ulusal konuları işleyen lirik şiirler yazdı.
  • 1940′lardan sonra edebiyat tarihi, folklor ve halk edebiyatı araştırmalarına yöneldi.
  • Eserleri:
  • Şiir: Bu Vatan Kimin?
  • Düzyazı: Dedem Korkut’un Kitabı, Kâtip Çelebi’den Seçmeler, Destursuz Bağa Girenler
6. ZEKİ ÖMER DEFNE (1903 – 1992)
  • Halk Edebiyatı geleneklerine bağlı ve hece ölçüsünde çağdaş şiirler yazdı.
  • Anadolu’yu şiirlerinin ana teması olarak aldı. Yurt güzellemeleriyle tanındı.
  • Eserleri:
  • Şiir: Denizden Çalınmış Ülke, Sessiz Nehir, Kardelenler
7. BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR (1908 – 1969)
  • Halk şiiri biçim özellikleriyle şiirler yazmıştır.
  • Atatürk’e ve cumhuriyete olan sevgisini anlatmıştır.
  • “Ankaralı Âşık Ömer” takma adıyla şiirler de yazmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Erciyes’ten Kopan Çığ, Burada Bir Kalp Çarpıyor, Benden İçeri
8. MİTHAT CEMAL KUNTAY (1885 – 1956)
  • Milli edebiyatçıların dil anlayışlarına uygun olarak hem heceyle hem de aruzla epik şiirler yazmıştır.
  • Şiirleri dışında önemli eseri ‘Üç İstanbul’ adlı romanıdır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Türk’ün Şehnamesi
  • Roman: Üç İstanbul
BEŞ HECECİLER
Milli Edebiyat döneminde ortaya çıkan “Beş Hececiler” de Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren edebi gruplar arasında sayılır. Halit Fahri Ozansoy, Enis Behiç Koryürek, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon ve Faruk Nafiz Çamlıbel’in oluşturduğu bu grubun kaynağı halk şiiri olup genellikle vatan ve millet sevgisini işlerler. Bu akımda Memleketçi bir şiir anlayışı hâkimdir.

Şiire 1. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele yıllarında başlayan, Mütareke yıllarında şöhret kazanan Beş  Hececiler, Anadolu’yu ve vasat insan tipini şiire soktular. Memleket sevgisi, yurt güzellikleri, kahramanlık ve  yiğitlik, işledikleri başlıca konulardır.
Hecenin bu beş şairi millî edebiyat akımından etkilenmiş  ve aruzu bırakarak şiirlerinde heceyi kullanmaya  başlamışlardır. Bunda da oldukça başarılı olmuşlardır. Özellikle Ziya Gökalp’ ten etkilenerek Milli edebiyat akımına yönelmişlerdir.
Beş Hececiler’in Genel Özellikleri
  • Hecenin beş şairi adıyla da anılan bu sanatçılar milli  edebiyat akımından etkilenmiş ve şiirlerinde hece veznini kullanmışlardır.
  • Şiirde sade ve özentisiz olmayı ve süsten uzak olmayı tercih etmişlerdir.
  • Beş hececiler şiire birinci dünya savaşı ve milli mücadele döneminde başlamışlardır.
  • Beş hececiler ilk şiirlerinde aruz veznini kullanmışlar daha sonra heceye geçmişlerdir.
  • Şiirde memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlıklar ve yiğitlik gibi temaları işlemişlerdir.
  • Hece vezni ile serbest müstezat yazmayı da denediler.
  • Mısra kümelerinde dörtlük esasına bağlı kalmadılar yeni yeni biçimler aradılar.
  • Nesir cümlesini şiire aktardılar ve düzyazıdaki söz  dizimini şiirlerde de görülmesi beş hececiler de çok rastlanan bir özelliktir.
Bu topluluğun sanatçıları şunlardır:
1. HALİT FAHRİ OZANSOY (1891 – 1971)
  • Aruzla şiire başlamış sonraları heceyle şiirler yazmış ve Beş Hececiler’e katılmıştır.
  • Bir öğretmen olan şair, şiirlerinde aşk, ölüm, hüzün konularını sıkça işlemiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Cenk Duyguları, Rüya, Efsaneler
  • Tiyatro: Sönen Kandiller (Manzum)
  • Roman: Sulara Giden Köprü
  • Anı: Edebiyatçılar Geçiyor
2. ENİS BEHİÇ KORYÜREK (1892 – 1949)
  • Şiire arzula başlamış Ziya Gökalp’ in etkisiyle heceyi kullanmaya başlamıştır.
  • “Gemiciler” şiiri başta olmak üzere, Türk denizciliğiyle ilgili şiirleriyle tanınmıştır.
  • Son yıllarında tasavvufi şiirler de yazmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Miras, Güneşin Ölümü, Varidat-ı Süleyman (Tasavvufi)
3. YUSUF ZİYA ORTAÇ (1895 – 1967)
  • Hem heceyle hem de aruzla şiirler yazmıştır.
  • Türk edebiyatının önemli mizah yazarlarındandır.  Akbaba adlı  mizah dergisini çıkarmıştır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Akından Akına, Cenk Ufukları, Yanardağ, Kuş Cıvıltıları (Çocuk Şiirleri)
  • Anı: Portreler, Bizim Yokuş (Gazetecilik Anıları)
  • Roman: Göç, Uç Katlı Ev
  • Fıkra: Beşik, Ocak, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
  • Gezi Yazısı: Göz Ucuyla Avrupa
4. ORHAN SEYFİ ORHON (1890 – 1972)
  • Şiire aruzla başlamış sonraları heceyle yazmaya  başlamıştır.  Hece ölçüsüyle gazel biçiminde şiirler de yazmıştır.
  • “Peri Kızı ile Çoban Hikâyesi” adlı manzum masalıyla  sevilmiştir. Mizah çalışmaları da vardır.
  • Eserleri:
  • Şiir: Fırtına ve Kar, Peri Kızı ile Çoban Hikâyesi, Gönülden Sesler
  • Mizah-Hiciv Hikâyeleri: Asri Kerem, Düğün Gecesi
  • Makaleleri: Dün-Bugün-Yarın
  • Fıkra: Kulaktan Kulağa
5. FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL (1898 – 1973)
  • Aruz ölçüsüyle yazdığı ilk şiirlerden sonra daha çok heceyi kullanmaya başlamıştır.
  • Aruzu tamamıyla terk etmeyen şair her iki vezni de ustaca kullanmıştır.
  • “Sanat” adlı şiiriyle “memleketçi edebiyat” anlayışının öncülüğünü yapmıştır.
  • Hem bireysel duygularını hem de memleket konularını şiirlerinde işlemiştir.
  • Düş ile gerçeği kaynaştırdığı epik ve lirik özellikteki şiirler yazmıştır.
  • Realist-romantik özellikler taşır.
  • “Han Duvarları” şiiriyle sevilmiş bir şairdir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Dinle Neyden. Şarkın Sultanları, Çoban Çeşmesi,  Sudaki Halkalar,  Han Duvarları, Zindan Duvarları, Akıncı Türküleri…
  • Tiyatro: Canavar, Akın, Özyurt, Kahraman, Yayla Kartalı… (Çoğu manzumdur)
  • Roman: Yıldız Yağmuru, Ayşe’nin Doktoru